Anlamlı hedef değerler belirleyebilmek için bir hatırlatma: Planlama yapmadan önce güncel durumdan öğrenme ihtiyacı

Yeni bir yıl veya yeni bir dönem yaklaşırken pek çok organizasyon hızla hedef belirleme moduna girer.
Yeni hedefler, yeni öncelikler, yeni inisiyatifler…
Enerjisi yüksek olan bir dönem.
Ama neredeyse her zaman atlanan tek bir önemli adım vardır — ve bu adım, fark edilmeden tüm planlama sürecini zayıflatır:
Mevcut performansın ölçülerek doğru bir şekilde yorumlanması!
Oysa bir sonraki adımın ne olacağına karar vermeden önce, güncel performansın gerçekte nasıl davrandığını anlamamız gerekir.
Nasıl davrandığını hissettiğimizi değil.
Nasıl davranmasını umduğumuzu hiç değil.
Liderler Neden Hedefleri Körlemesine Belirler?
Planlama toplantılarının çoğu varsayımlar üzerine kurulur:
- “İyileştik.”
- “Satışlar piyasa koşulları yüzünden dalgalandı.”
- “Müşteri memnuniyeti personel yetersizliği nedeniyle düştü.”
- “Başlattığımız inisiyatifler tamamlandı, o zaman performans iyileşmiştir.”
Ama varsayımlar kanıt değildir.
Bunlar, veriden çıkarılmış sonuçlar değil; kendimize anlattığımız hikâyelerdir.
Ve hedefler test edilmemiş varsayımlar üzerine kurulduğunda, ne kadar stratejik görünürlerse görünsünler, tahminden ibaret olurlar.
Bu yüzden hedeflerin çoğu şöyle belirlenir:
- “X” KPI’ını %10 artırmak
- “Y” KPI’ını %20 azaltmak
PuMP yaklaşımı bu alışkanlığa şu soruyla meydan okur:
Herhangi bir hedef belirlemeden önce, mevcut performansın ne olduğunu gerçekten biliyor muyuz?
Önce Performansı Ölç, Güncel Durumu Anla
Performans rastgele değişmez.
Güncel durumu ve değişim noktalarını doğru bir şekilde ölçmemiz gerekir ki performansı doğru yorumlayıp, doğru öncelikleri belirleyip doğru kararlar alabilelim — ve Akıllı Grafikler (XmR grafikleri) verinin bize anlatmak istediğini net biçimde görmemizi sağlar:
- Stabil bir düzen, sayılar belli bir aralık içinde dalgalansa bile sistemin aslında değişmediğini gösterir.
- İyileşme sinyali, yaptığımız bir şeyin performansa gerçekten etki ettiğini gösterir.
- Kötüleşme sinyali, yeni bir kısıtı ya da ortaya çıkan bir problemi işaret eder.
- Kaotik (kontrolsüz) düzen, yüksek seviyede değişkenliği (varyansı) gösterir — farklı sebepleri olabilse de, büyük olasılıkla süreçlerin kontrol altında olmadığının işaretidir.
Bu paternleri anlamadan yeni hedefler koymak, nerede durduğunu bilmeden harita çizmeye benzer.
Yeni Hedef Değerleri Belirlemeden Önce Şu Soruları Sorun:
1. Bu yıl hangi ölçümlerimizde (KPI’larımızda) gerçek iyileşme sinyalleri gördük?
- Hangi inisiyatifler performansa gerçekten olumlu etki etti?
- Daha fazla iyileştirmeye ihtiyaç var mı?
2. Hangi ölçümler (KPI’lar), harcadığımız onca çabaya rağmen yerinde saydı?
- Buna hangi kısıtlar veya problemler neden oldu?
- Bir sonraki adımda ne yapacağız?
3. Hangi ölçümler (KPI’lar) kötüleşti?
- Buna hangi kısıtlar veya problemler neden oldu?
- Bir sonraki adımda ne yapacağız?
4. Hangi ölçümler (KPI’lar) bize anlamlı hiçbir şey söylemedi?
- Gerekliyse, bunları nasıl daha anlamlı hale getirebiliriz veya değiştirebiliriz?
5. Sistemimizin gerçek kapasitesi hakkında ne öğrendik?
Çünkü öğrenmeden belirlenen hedefler, hedef değildir —
plan gibi görünen temennilerdir.
Yeni Yıl İçin Önemli Bir Zihniyet Değişimi
Yeni yıla hedef değerleri belirleyerek başlamayın.
Netlikle başlayın.
Performansın güncel durumu ve değişim noktaları (performans sinyalleri), sistemin gerçekte neyi yapabildiğini ve hangi alanlara odaklanmanız gerektiğini size söylesin.
Bunu doğru yapmamızı sağlayacak tek araç Akıllı Grafikler’dir (XmR grafikleri). Çünkü Akıllı grafikler ile verideki değişkenliği doğru bir şekilde ölçebiliriz. Performansı tek bir ölçüm değeri ile değil, sahip olduğu düzen ve zaman içindeki değişimleri ile birlikte yorumlayabiliriz. Bu yüzden hemen şimdi, verilerinize birer Akıllı Grafik ile bakmayı deneyin.
Sonra hedefleri; güncel durumdan beslenerek belirleyin.
En güçlü hedefler, en iddialı olanlar değildir.
Doğru bilgiden beslenen ve kanıta dayalı olanlardır.
Recent Comments